Sağa sola hediye oyunu

Herkes bir çember olup oturur, herkesin elinde paketlenmiş bir hediye vardır. Bir kişi hikâyeyi sesli okur: her SOL sözünde hediyeler soldaki kişiye, her SAĞ sözünde sağdakine geçer. Hikâye bitince herkes elindeki hediyeyi açar.

Hemen oyna

Nasıl oynanır

  1. Herkes bir çember olup oturur; herkesin elinde, belirlenen bütçede paketlenmiş bir hediye olur.
  2. Bir kişi hikâyeyi yavaşça sesli okur ve her SOL ile SAĞ sözünü vurgular.
  3. SOL sözünde elindeki hediyeyi soldaki kişiye, SAĞ sözünde sağdaki kişiye ver.
  4. Son cümleden sonra herkes elindeki hediyeyi açar.

Herkes çekilişte birini çekti mi? O zaman kişi başı fazladan bir paketle oynayın – biraz şeker yeter – ya da çekilişsiz değiş tokuş yapın, herkes aynı bütçede bir hediye getirsin. Gizli Noel Baba için ne kadar harcanır?

Noel Baba’nın kayıp atkısı

SOL ×11 · SAĞ ×12 · yaklaşık 3 dk okuma

Yılbaşı gecesiydi. Defne ile kardeşi Can, büyükannelerinin evinde çam ağacını süslüyordu: Defne ağacın sol tarafını, Can sağ tarafını. Sobanın üstünde kestaneler kızarıyor, masada mandalinalar parlıyordu. Saat on ikiye az kalmıştı ki pencereden bir ses geldi: “Hooop!”

Bahçeye bir kızak inmişti. Kızaktan Noel Baba indi, ama çok üşüdüğü belliydi. “Atkımı kaybettim!” dedi. “Rüzgâr onu aldı, önce sola, sonra sağa uçurdu, sonra da gözden kayboldu.”

Defne sola baktı: yalnızca kardan adam. Can sağa baktı: yalnızca kedi Tarçın. Büyükanne gözlüğünü taktı, sola da baktı, sağa da baktı ve “Hadi, hep birlikte arayalım!” dedi.

Herkes paltosunu giyip dışarı çıktı. Kardan adam havuç burnunu sola çevirdi. “Atkı mı? Ben soldan bir şey geçtiğini gördüm.” Ama kedi Tarçın kuyruğunu sağa salladı, sanki “Hayır, sağdan!” der gibi.

Defne sola koştu, çitin yanında bir eldiven buldu. Can sağa koştu, ağacın altında bir kızak ipi buldu. Atkı yoktu. Sonra ikisi de durdu ve yukarı baktı.

Atkı, evin çatısında, bacanın sol tarafına takılmıştı. Kırmızı beyaz çizgili, upuzun bir atkıydı ve rüzgârda dalgalanıyordu. Ama çok yüksekteydi.

Noel Baba’nın ren geyiklerinden en küçüğü, Fındık, hemen havalandı. Önce sağa döndü, sonra sola, sonra yine sağa, ve atkıyı dişleriyle yakalayıp getirdi. Noel Baba onu sağ eliyle aldı, boynuna doladı ve derin bir nefes aldı. “Ah, şimdi oldu!”

Teşekkür etmek için Noel Baba torbasını açtı. Evdeki herkese birer hediye verdi: soldakine bir tane, sağdakine bir tane, ta ki torba boşalana kadar. Büyükanne de ona sıcak kestane ve bir fincan ıhlamur ikram etti.

Gece yarısı olunca Noel Baba sol elini salladı, Fındık sağ toynağını kaldırdı ve kızak yıldızların arasında kayboldu.

Ve hikâye burada bitiyor. Şimdi herkes elindeki hediyeyi açsın!

Çaycı Hasan Abi ve kayıp hediyeler

SOL ×14 · SAĞ ×14 · yaklaşık 3 dk okuma

Kar Tanesi Şirketi’nde yılın son iş günüydü ve akşam yılbaşı partisi vardı. Masada solda börek, sağda poğaça, ortada baklava, köşede de süslü bir çam ağacı vardı. Ağacın altında da yılbaşı çekilişinin bütün hediyeleri… olması gerekiyordu. Herkes çekilişte kime düştüyse ona özenle bir hediye hazırlamıştı. Ama ağacın altı bomboştu.

“Sabah buradaydılar!” dedi muhasebeden Elif. Önce sola baktı, sonra sağa. “Belki de depoya kaldırdılar.” Bilgi işlemden Murat sağ elini kaldırdı: “Ben bir şey bilmiyorum.” Sonra sol elini de kaldırdı: “Bunu da bilmiyorum.”

Müdür Selin Hanım hemen bir plan yaptı. “Muhasebe soldaki odalara baksın, satış sağdaki odalara. Kim kalırsa böreğe göz kulak olsun!”

Muhasebe sola gitti, dolapları açtı. Üç fincan, bir şemsiye ve geçen yıldan kalma bir takvim buldu. Satış sağa gitti, sonra bir de sola saptı ve yazıcının arkasında ren geyikli bir çorap buldu. Bilgi işlem de bilgisayarların arkasına baktı ama yalnızca kablolar buldu. Hediyeler yoktu.

Tam o sırada koridordan tanıdık bir ses geldi: “Çaaay!” Çaycı Hasan Abi, elinde kocaman bir tepsiyle geliyordu. Hasan Abi bu şirketin en eski çalışanıydı ve her şeyi bilirdi: kim şekerli içer, kim açık sever, kimin doğum günü ne zaman. Tepside ince belli bardaklarda tavşan kanı çay vardı. Hasan Abi tepsiyi sol elinde taşıyor, sağ eliyle de herkese bardak uzatıyordu.

“Hasan Abi, hediyeleri gördün mü?” diye sordu Elif. Hasan Abi bıyığını önce sola, sonra sağa burdu ve gülümsedi. “Görmez olur muyum? Sabah çay ocağının önünde kocaman bir kutu vardı. Üşümesinler diye içeri aldım.”

Herkes çay ocağına koştu: sola, sağa, bir daha sola, sonra yine sağa. Çay ocağı küçücüktü ve hepsi birden sığmadı. Bir kısmı kapıda kaldı, bir kısmı da semaverin yanına sıkıştı. Ve orada, rafların arasında, sağ köşede, hediye kutusu duruyordu. Üstünde de bir not: “Sıcak kalsınlar diye. – Hasan.”

Selin Hanım kutuyu sol koluyla kaldırdı, sağ eliyle de Hasan Abi’nin elini sıktı. “Bu yıl ilk hediye senin,” dedi. Herkes alkışladı. Hasan Abi utanarak gülümsedi ve herkese birer bardak daha çay koydu.

Sonra herkes büyük bir çember olup oturdu. Börek sola gitti, poğaça sağa, baklava da tam tur attı, çünkü herkes bir dilim daha istedi. Hasan Abi çayları soldan sağa dağıttı. Selin Hanım sola baktı, sağa baktı ve “Bu güzel yıl için hepinize teşekkürler. Mutlu yıllar!” dedi.

Hikâye burada bitti. Şimdi herkes elindeki hediyeyi açsın!

Bunlar da işine yarar

Ya da hediyeyi sakla, bilmecelerle bulunsun: Yılbaşı hazine avı: hediye ipuçları.

Masada oynanacak başka bir kelime oyunu: Boşluklu yılbaşı hikâyesi.

santa.haus’ta daha fazlası

Oyunu arkadaşlarına gönder

Bağlantı oyunu her telefonda ve bilgisayarda açar – hesap yok, kurulum yok.

Gizli Noel Baba çekilişi de mi var? Çekilişi santa.haus’ta yapın.